11 Kasım 2016 Cuma

Kentsel Dönüşüm'de kurallar yeniden değişti

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Av.Ali Güvenç KİRAZ 27.06.2016 tarihinde değişen 6306 Sayılı yasanın uygulama yönetmeliğini açıkladı.
27.10.2016 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete ile; Kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan sıkıntıların büyüklüğü nedeniyle neredeyse yönetmelikte çok ciddi ve süreci hızlandıran değişikliklerin yapıldığını ve artık neredeyse jet hızında bir kentsel dönüşüm süreci yaşayacağımızı görebiliriz. Buna göre;
1- Riskli alanlarda Danıştay’ın iptallerinin önüne geçebilmek için planlama ve alt yapı hizmetleri yetersiz, imar mevzuatına aykırı, alt yapı ve üst yapıda hasar meydana gelmiş bölgelerde bu kriterlerden biri veya birkaçının %65’ı oranında bir bozulma meydana gelmiş ise artık bu bölgeler Riskli Alan olarak ilan edilebilecekler.
2- Riskli alan ilanlarında en az 15.000 m2 olması gerektiğine ilişkin hüküm değiştirilmiş olup bu zorunluluk kaldırılmıştır. Böylece m2 sınırı olmaksızın her bölgede riskli alan ilanı diğer kriterleri taşıması şartıyla ilan edilebilecektir.
3- Riskli yapı tespiti yapacak olan kuruluşlarda çalışacak olan personele Çevre ve Şehircilik Bakanlığından sertifika alınması zorunluluğuna Bakanlık tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca da sertifika düzenleme hakkı getirilmiştir. Yine üniversitelere tanınan sertifika muafiyeti sadece akademik personelle sınırlandırılmıştır. Riskli yapı tespiti yapacak olan lisanslı tüm kuruluşlar en az 1 inşaat mühendisi çalıştıracaklardır.
4- Riskli yapı tespitine ilişkin esaslar netleştirilmiş olup kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan yapılar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar girecektir. İnşaat halinde olup ikamet edilmeyen yapılar, metruk veya statik bakımından yapı bütünlüğü bozulmuş yapılar riskli yapı tespitine konu edilemeyecektir.
5- Riskli yapı tespiti başvurusunda bulunmak için dilekçe, kimlik fotokopisi ve güncel tapu durum belgesi istenecektir. Eski hali ile tapu kaydı yeterli değildir. Tapudan giderek güncel tapu durum belgesi istenip ilgili lisanslı firmaya ibraz edilmelidir. Kat irtifaklı veya kat mülkiyetli olmayan yapılarda yani arsa paylı binalarda riskli yapı tespiti arsa payı sahibince yaptırılacaktır. Yine arsa başkasına yapı başkasına ait ise bu durumda tapuda yapı sahibi lehine şerh olması şartı ile yapı sahibi riskli yapı tespiti yaptıracaktır.
6- Riskli yapılarda tapuda kayıtlı malik ölmüşse mirasçılık belgesi çıkarmaya, KAYYUM ATAMAYA veya yine tapuda son kayıtlı malik adına işlem yapmaya Bakanlık yetkilidir. Maliki ölmüş taşınmazlarda mahkemelerde yaşanan büyük sorun çözülmüştür. Müdahale talepleri ile yol almaya çalışan apartmanlarda artık KAYYUM ATAMA yetkisi Bakanlığa verilerek çok büyük bir sorun çözülmüştür.
7- Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu kapsamına giren taşınmazlarda da artık kentsel dönüşüm uygulaması yapılabilecektir. Burada yapının sahibi veya sahiplerinden birisi talepte bulunacak riskli yapı tespiti edildikten sonra uygulama da kuruldan alınacak kararla yapılacaktır.
8- KİRACILARA ve SINIRLI AYNİ HAK SAHİPLERİNE YAPILMAYAN TAHLİYE BİLDİRİMLERİ ARTIK GEÇERSİZDİR. Kiracısı olan veya sınırlı ayni hak sahibi olan (intifa, oturma hakkı, üst hakkı vb) mal sahipleri belediyelerden gelen tahliye sürelerini Kiracılarına ve Sınırlı ayni hak sahiplerine bildirmek zorundadır. Bir önceki yönetmelikte yaptırımı olmayan bu durum artık yapılamadığı takdirde süreleri başlatmayacaktır. Yani kiracınız var ve ona elden, noter vb. yollar ile tahliye bildirim yazısını göndermemişseniz süre belediye tarafından yeniden başlatılacaktır.
9- Tahliye süreleri sonunda elektrik, su, doğalgaz hizmetlerinin durdurulması zorunlu hale getirilmiştir. Hiçbir belediye bu yazıyı yazmaktan imtina edemeyecek yine hiçbir elektrik, su veya doğalgaz idaresi işlemi yapmıyorum diyemeyecektir.
10- Mevcut tahliye süreleri sonunda yıktırılmayan binalar ile ilgili artık maliklerin anlaşmalarının beklenmesi insiyatifi tamamen kaldırılmıştır. 2 aylık denetimler yapılacak ve yıktırılmayan binalar Afet Riski sebebiyle kolluk kuvveti desteği ile mülki amirlikçe yıktırılacaktır. Bir önceki yönetmelikte var olan durum apartman veya sitelerde 2/3 ile anlaşma sağlanamaması sebebiyle aylar ve yıllara varan uzamalara sebebiyet veriyordu. Artık bina veya bloklarda yapılan denetim ile yıkılamayan bina idare tarafından derhâl yıktırılacaktır.
11- Riskli alan veya riskli yapılarda artık YAPI YIKILMADAN 2/3 İLE KARAR ALINABİLECEKTİR. Yine 2/3 kararı ile yapı yıkılmadan önce imar adası bazında uygulama yapılmasına, tevhid, terk, ifraz, taksim, ihdas ve tapuya tescil işlemlerini yürütebilecektir. Yargıtay’ın bize göre yanlış olarak yorumlayarak Kat Mülkiyeti kapsamına sokarak toplantıları iptal kararı vermesi artık geçersiz hale gelmiştir. Özle bir kanun olan 6306 sayılı yasa ile riskli yapı tespiti kesinleşmiş olmakla artık yapılan toplantılar taşınmaz yıkılmadan yapılabilecek ve bunun haricinde yine yukarıda belirtilen kararlar alınabilecektir.
12- Bir parselde mevcut Bloklu yapılarda riskli yapı tespiti yapılmamış yapılar ayrılarak riskli yapı tespit edilmiş yapılar üzerine şerh işlenecek olup yine uygulamada da parsel tamamı üzerinden değil riskli yapı tespit edilen yapı maliklerinin toplamının 2/3 çoğunluğu ile karar verilecektir.
13- Arsa sahipleri ile yükleniciler arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde kurulacak kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisleri hak sahipleri adına talep edilirse Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından yaptırılabilecektir. Bu durumda hak sahibine özgülenmiş bağımsız bölümün mutlaka projede gösterilmiş olması gerekmektedir.
14- 2/3 ile alınan karara iştirak etmeyen 1/3 arsa payının açık arttırma sureti ile satılması için ARTIK BİNANIN YIKILMIŞ OLMASI ŞARTI KALDIRILMIŞTIR. Böylece 2/3 ile karar alınması ve toplantı sonrasında karara katılmayanlara 15 günlük uyarı ihtarnamesinin gönderilmiş olması yeterli hale getirilmiştir. Kentsel dönüşümde yaşanan en büyük problemlerden bir tanesi böylece çözüme kavuşmuştur. Maliklerin tahliye sıkıntısı ve müteahhitlerin kira ödeme zorunlulukları nedeniyle yıkımı geciktirme isteklerine bir çözüm bulunmuş olup yıkım yapılmadan açık arttırma satışı yapılabilecektir.
15- Yine çok önemli bir düzenleme yapılmış olup açık arttırma ile satış yapıldıktan sonra sözleşme veya sözleşme eki belgeleri iptal ederek yeniden satışa çıkılması yani satışın tekrar edilerek sürecin uzatılması yolu tamamen kapatılmıştır. Buna göre ihaleye katılarak sözleşmeyi imzalayacağını beyan eden arsa sahibi sözleşmeyi imzaladıktan sonra sözleşme veya eklerinden herhangi birisini iptal ederse 90 günlük süre içerisinde en yüksek bedeli teklif etmiş olana ve o kabul etmezse sırayla diğerlerine satış yapılacaktır. Bu durumda artık satış tek işlem haline getirilmiş olup 2.veya 3.satışların yapılması ihtimali ortadan kalkmıştır.
16- Riskli yapılarda kira yardımı 18 ay riskli alanlarda ise 36 ay olarak belirlenmiştir. Daha önce kısıtlama getirilen durum değiştirilerek maliklere, kiracılara veya sınırlı ayni hak sahiplerine sahip oldukları veya kullandıkları kanun kapsamına giren bütün yapılardan dolayı kira yardımı yapılabilecektir. Kira yardımı tahliye tarihinden itibaren 1 yıl içinde talep edilirse geçerli olarak kabul edilecektir.
17- Harç muafiyetine yönelik olarak belediyelerin almış oldukları harç ve ücret muafiyeti kaldırılmış olup belediyeler harç almaya devam edeceklerdir.
Çok önemli değişiklikler içeren bu yönetmelik değişikliği ile birçok soruna çözüm bulunduğu görülmüştür. Ancak tapu, belediyeler ve Bakanlık tarafından yapılan tebligatlar ve yine sorunlu taşınmazlarda yaşanan süreci tıkayan düzenlemeler konusunda ve nihayet değerleme kriterlerinin uygulanması konusundaki zorunluluğun uygulanamıyor olması eksiklikler olarak görülebilir.

Kat Bahçesi Emsal Kullanım Alanına Dahil Edilebilir mi?


Yeni inşa edilen konut projelerinin hemen hemen hepsinde yer alan kat bahçeleri, hem görkemli bir binada yaşayıp hem de doğa ile iç içe olabilme imkânı sunuyor. Peki, kat bahçesi emsale girer mi?
Kat bahçesi emsale girer mi?
Arazi yetersizliği yüzünden betonarme yüksek binalar yapıldıkça ortaya çıkan, balkon tarzı bahçeler; Kat bahçesi olarak ifade ediliyor.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği kapsamında kat bahçeleri hakkındaki yasal esaslara yer verilmektedir. Peki, ilgili yönetmeliğe göre kat bahçesi emsale dahil edilebilir mi veya edilemez mi?
Binalarda yeşil bir görünüm elde etmek ve bina içinde yeşil doku ile iç içe yaşanmasını sağlamak amacıyla yapılan kat bahçeleri, ortak alan olarak yapılabildiği gibi bağımsız bölüme de ait olabiliyor.
Bağımsız bölüme tahsis edilmesi halinde kat bahçesi, binanın net kullanım alanına değil, bağımsız bölümün brüt alanına dâhil ediliyor.
Planlı alanlar tip imar yönetmeliğine göre; bulunduğu katın emsale dâhil alanının toplam %20’sini geçmemek koşuluyla kat bahçeleri emsale dâhil edilmiyor.

Kiracılar Dikkat: Kiralar Artık Bankaya Yatırılacak!


Evini veya işyerini kiralayanlar için, kira borcunu banka aracılığıyla tahsil etmek artık zorunlu oldu. Yasaya uymayanlara ceza kesiliyor. Kirayı elden veren kiracılar sürpriz ile  karşı karşıya kalabilirler. Kira başına düşen en düşük ceza bedeli 340 lira olarak belirlendi.
Bir ev ya da işyerinin kiraya verilmesi halinde kiracıların kira bedelini ne şekilde ödemesi gerektiği hakkında bilgi, Vergi Usul Kanunu ile açıkça belirtilmektedir. Çıkan yasaya göre; 500 liranın üstündeki ev kiralarının banka veya PTT aracılığıyla ödenmesi şart koşuldu. Bu limitin altındaki kira bedelleri ise elden ödenebiliyor.Fakat işyeri kiralarında 500,1000 lira gibi bir limit belirtilmedi. İşyeri kirası ne kadar olursa olsun  kiranın bankaya yatırılması gerekiyor.
Alan da Sorumlu Olacak Veren de Sorumlu Olacak
Banka ve PTT aracılığıyla kira bedeli tahsilatı bir zorunluluk oldu. Amaç kayıt dışı kiralanan evlerin önüne engel koymak. Maliye, denetimlerinde kira bedellerinin elden ödendiğini veya alındığını tespit ederse "özel usulsüzlük cezası" kesilecek. Bu durumdan hem kiracı, hem de kiraya veren mülk sahibi sorumlu olacak. Vergi Kanunu'na göre; ceza ödenmediği takdirde her bir kira tutarının %5'i tutarında ödeme yapılacak.
Kesilecek olan ceza belli bir limitin altına düşmeyecek. 2016 için alt limit; birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı (esnaf) için 1370 lira, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 690 lira, bunların dışındakiler için 340 lira olacak. Örneğin; 1000 liraya kiraya verilen konut için ev sahibine uygulamaya aykırı her bir işlem için 340 lira ceza kesilecek. Ceza zamanında ödenmezse iki katına çıkarılabilinecek.
Cezayı Kim Ödeyecek?
Kiraya verilen ev yada işyeri, kira gelirinin banka ya da Posta İdaresi (PTT) aracılığıyla tahsil edilmemesi halinde, cezayı mülk sahipleri ödeyecek. Diğer yandan herhangi bir limit olmadan işyeri kirasının aynı yolla ödenmemesi halinde özel usulsüzlük cezasının muhatabı kiraya verenler ile kiracılar olacak. Yani kirayı elden ödeyen esnaf ile kirayı elden alan işyeri sahibine ayrı ayrı ceza kesilecek.
Esnaflar Dikkat Etmeli!
Kiranın elden ödenmesi konusuna özellikle esnaflar dikkatli etmeli. Bazı durumlarda sadece banka tahsilat makbuzu, kirayı banka aracılığıyla ödediğinize dair delil kabul edilmeyebilir. Dolayısıyla, işyeri kirası ödeyenlerin ileride cezai yaptırımla karşılaşmamaları için, banka dekontları ile yetinmemeleri, kiraya veren kişi, mükellef ise fatura, mükellef değilse ayrıca gider pusulası düzenlemeleri yapmaları gerektiğini belirttiler.
Anayasa Mahkemesi Ne Karar Aldı?
"Özel usulsüzlük cezası"nın kaldırılması talebi üzerine açılan bir dava sonucunda, 11 Ekim 2016 tarihinde Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesi'nin almış olduğu bir karar yayınlandı. Alınan karar da, kira gelirinin banka veya PTT yoluyla yatırılacağı ve tahsil edileceği, buna aykırı davranış sergileyenler için kesilen cezaların ise Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildi. Yani özetlersek, elden kira ödeyene ve alana para cezası kesilmeye devam edilecektir.

9 Kasım 2016 Çarşamba

7 adımda gayrimenkul ofisi dekorasyonu

Gayrimenkul ofisi nasıl dekore edilmeli?
İlk izlenim önemlidir. Bu gerçek, iş yaşamında satış ve pazarlama yapılan tüm ofisler için de geçerli. Peki, gayrimenkul danışmanlarının müşterilerini ağırladığı gayrimenkul ofislerinin dekorasyonu nasıl olmalı?
Emlak ofisi dekorasyonunda nelere dikkat etmeli?
Gayrimenkul danışmanlarının müşterilerini ağırladığı ofislerin şık ve rahat olması gerekiyor. Aynı zamanda profesyonel bir izlenim vermekte ofisin modern, temiz ve uyumlu görünümü son derece etkili oluyor.
7 adımda gayrimenkul ofisi tasarımı

1) Mobilyalarda konfora özen gösterin. Ofis mobilyaları elbette önemli. Aynı özeni müşterilerinizin oturacağı koltuklarda da gösterin. Kendilerini evlerinde gibi rahat hissetmeleri sizi dinlerken kurulacak diyaloğu da olumlu etkileyecektir.
2) Teknolojiyi kullanın. Gayrimenkul portföyünüzle ilgili sunum yaparken ya da müşterinize aradığı evin fotoğraflarını gösterirken bir projeksiyon cihazı kullanın ya da bilgisayarınızdan bir televizyon ekranına görüntüleri yansıtın.
3) Duvarlarınızı boş bırakmayın. Faaliyet gösterdiğiniz şehrin ve bölgenin detaylı haritaları gayrimenkul ofisinizin görünür bir yerinde olmalı. Bir ev satın almak için ofisinize gelen kişilere vaat ettiğiniz yaşamı temsil eden hayatın içinden fotoğraflar için de duvarlarda yer ayırın.
4) Haritanızı renklendirin. Bölgenizdeki en yeni markalı konut projelerinden portföyünüzdeki gayrimenkullerin bulunduğu mahallelere kadar haritanızı renkli ve ayırt edilebilir bir hale kavuşturun.
5) Bekleme alanı oluşturun. Müşterileriniz için rahat oturma gruplarının bulunduğu bir bekleme alanı oluşturmak şık bir fikir. Bu alanı tanıtım için de kullanabilirsiniz. Örneğin gayrimenkul ofisinize ait basılı materyalleri, günlük gazeteleri, sektörel yayınları bir orta sehpada sergileyebilir veya duvara monte edilecek bir ekranda güncel gayrimenkul ilanlarınıza ait bir slayt gösterimi yapabilirsiniz. Bir de çocuğuyla görüşmeye gelen müşterilerinizle iletişiminizi kesintisiz sürdürebilmek adına çocuklara özel boyama kitabı gibi detaylar size artı puan kazandıracaktır.
6) Ne çok sıcak ne çok soğuk olsun. Ofisinizin ısı derecesinde insanların kendini en iyi hissettiği 22-24 derece aralığına geçin. Ayrıca ofisinizin temiz havaya sahip olmasına özen gösterin.
7) Aksesuarlarla modernize edin. Her gün yenilenen güzel kokulu çiçeklere masanızda ve orta sehpalarda yer açın. Farklı aksesuarları da ofisinizde sergileyin ancak karmaşık bir görüntüden uzak durun.


İşyeri Tadilat İzni Nasıl Alınır?


Bir apartman içerisinde yer alan daire ve işyerlerinde yapılacak tadilat işleri için ruhsat alınması gerekmezken, kimi tadilatlar için ise ruhsat izninin alınması şart oluyor. Peki, işyeri tadilat izni nasıl alınır?
İşyeri tadilat izni nasıl alınır?
Boya badana, fayans ve parke döşeme, elektrik ve sıhhi tesisat değişiklikleri gibi küçük tadilatlar tamamen iç kısımda kalıyorsa ve kiriş gibi taşıyıcı unsurlara yapılmıyorsa, ruhsat alma zorunluluğu bulunmamaktadır. 
Taşınmazın metrekaresini değiştiren, dışarıdan görünen veya bina taşıyıcı unsurlarını etkileyen tadilatlar için tadilat ruhsatı alınması zorunlu olmaktadır. 
Peki, işyeri tadilat izni nasıl alınır?
Belediyeler ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış olmaması halinde müracaat tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde tadilat ruhsatı veriyor. Tadilat ruhsatı almak için gerekenler ise aşağıda sıralanıyor:
1 -) Tadilat ruhsatı dilekçesi (… İlçesi, … Mahallesi, … Pafta, … Ada, … Parsel sayılı yerim için onaylanan projeler doğrultusunda tadilat ruhsatımın düzenlenmesi hususunu bilgilerinize arz ederim)
2 -) Tapu Tescil Belgesi.
3 -) İmar Durumu Çap belgesi : Yapı nizamı, kat adedi, saçak seviyesi, yollardan ve komşu parsellerden çekme mesafeleri ve inşaat emsallerini gösteren bir belge.
4 -) Mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa ebatlı kroki.
Ayrıca, belediyelerce yapılacak tadilat tipine bağlı olarak gerekli görülmesi halinde başka ek belgeler de istenebilmektedir.Bu belgeler ise Proje Müellifleri Oda Sicil Durum Belgeleri, Müteahhitlik Sicili, Apartman Karar Defteri Örneği (Noter Onaysız), Fenni Mesul Taahhütnamesi (Noter Onaylı).

8 Kasım 2016 Salı

Tapuda Eksik Satış Bedeli Nasıl Düzeltilir?


Tapuda Satış Bedeli Nedir?
Tapu satış bedeli, gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır. Bir taşınmaz mal alındığında, tapuda daha az harç ödemek için alınan taşınmazın satış bedelini düşürmek için yapılan işlemler için, Maliye tarafından gerekli araştırma ve cezai işlemler yapılmaktadır. Maliye Bakanlığı, geniş çaplı bir tapu harcı incelemesi başlatarak, ev alırken kredi kullananların çektikleri kredi miktarı bilgileri bankalardan alınıp, bu kişilerin evi tapuya tescil ederken beyan ettikleri değerle kıyaslanıyor. Eğer kredi miktarı daha yüksekse, evin gerçek değerinin altında beyan edildiği gerekçesiyle cezalı tapu harcı tarhiyatı yapılıyor.
Tapuda Satış Bedeli Düzeltme...
Önceden almış olduğuuz gayrimenkulün tapuda satış bedelini düşük gösterip daha az tapu harcı ödemesi yaptıysanız, maliye her an için kapınızı çalabilir ve size gerekli cezayı kesebilir. Bu cezayı almamak için yapılması gereken ise pişmanlık dilekçesi adı altında bir dilekçe ile başvuru yapmanızdır. Maliye Bakanlığı’nın, bu durumda olanlarla ilgili 1989/7 sayılı Vergi Usul Kanunu İç Genelgesi var. Bu genelgeye göre, Gayrimenkulün alım-satım bedelinin düşük gösterildiği durumlarda, gerçek değerin, Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesine göre pişmanlıkla beyan edilmesi mümkündür. Bu durumda, zamanında ödenmeyen tapu harcı ile tahakkuk eden pişmanlık zammını, dilekçe ile haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödeyenler, gayrimenkulün tapu harcına esas olan değerini yükseltmiş olurlar. Vergide zamanaşımı süresi 5 yıl olduğunu bilmemizde fayda var. Eğer böylebir işlem yaptıysanız, Maliye bu zaman içerisinde bir araştırma yaparak size konu ile ilgili gerekli cezayı yansıtabilir. Bu yüzden ceza almak istemiyorsanız en kısa zamanda Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne giderek oradan gerekli dilekçeyi doldurup işlemlerinizi başlatmanızda fayda olacaktır. Konu ile ilgili dilekçe örneğini ise yazımızın altında paylaşımda bulunalım...

............... VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE


Dairenizin ............... Vergi kimlik numaralı mükellefiyim. ............Vergilendirme dönemine ilişkin ............ Vergisi beyannamemi, kanuni süresi içinde verememiş/eksik vermiş bulunmaktayım.
Ekte sunulan beyannamenin , 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesi hükümlerine göre kabulünü ve gerekli işlemin yapılmasını arz ederim.

ADRES:

.../..../....                                                                                                
Mükellef                                          
(Vekili veya Temsilcisi)                            
Ad, Soyadı ve İmza

EKLER:
1-..... Vergilendirme Dönemine Ait... Vergisi Beyannamesi

2 Kasım 2016 Çarşamba

Herkes emlakçı olamayacak!

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından konut, arsa ve tarla satışlarında aracılık eden emlak komisyoncularına standart getiriliyor. Buna göre herkes taşınmaz ticareti yapamayacak. Emlak bürolarının sahip olması gereken niteliklerin yanı sıra komisyon oranı, sözleşmeler, sorumluluklar ve teminatlar da düzenlenecek.
YENİ KURALLAR GELİYOR
Bakanlık çalışma kapsamında, bu alandaki boşluğu doldurarak gayrimenkul almak isteyenlerin yaşayabilecekleri mağduriyetlerin önüne geçmeyi hedefliyor. Özellikle vatandaşların şikayet ettiği komisyon oranlarına da çekidüzen getirilmiş olacak.
Bakanlık taslak metninin önümüzdeki günlerde görüşe açılmasının planlandığına dikkat çekti. Hazırlıkları devam eden yönetmelik çalışması ile taşınmazlara yönelik aracılık ve danışmanlık faaliyetlerine ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenleniyor.
Yönetmelik taslağının, emlak komisyoncularında aranacak şartlar, bunların çalışmaları, yürütecekleri faaliyetler, uymakla yükümlü bulundukları kurallar gibi hususları kapsaması öngörülüyor. Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu’nun geçen yıl başında yürürlüğe girdiğine dikkat çeken Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkilileri “Ekonomide önemli bir ağırlığı bulunan ve geniş kitlelere hitap eden ancak sınırlarının tam olarak belirgin olmaması sebebiyle uygulamada pek çok soruna yol açan taşınmaz alım satımına yönelik ikincil mevzuat çalışmalarına başlanmıştır” dedi.
YILDA 1.29 MİLYON KONUT EL DEĞİŞTİRDİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yıl Türkiye genelinde 1 milyon 289 bin konut satış sonucu el değiştirdi. Konut satışları 2015’te bir önceki yıla göre yüzde 10.6 arttı. Konut satışlarında İstanbul 239 bin 767 satış ile en yüksek paya (%18.6) sahip oldu. İstanbul’u 146 bin 537 satış (%11.4) ile Ankara, 77 bin 796 satış (%6) ile İzmir izledi. En az satış ise 139 konut ile Hakkari’de oldu.